PROJE FİNANSMANI
Proje finansmanı bir şirketin genel kredi ihtiyacına değil, bu şirkete ait bir yatırım projesinden doğacak nakit akımlarına odaklanan bir finansman metodudur. Başarılı bir Proje Finansmanı düzenlemesinde girişimcilere göreceli az miktarda bir teminat yükü düşerken, kreditörler farklı mali araçlarla sağlanan garantiler sayesinde risklerini azaltabilmektedirler.
Proje Finansmanı, şirketlerin bilanço yapılarını bozmadan, sınırlı finans kaynaklarına, mümkün olduğunca daha fazla ulaşabilme isteğinden doğmuştur. Bunu yapabilmek için, projeye özel risk yönetimi yaklaşımlarından olabildiğince yararlanmak gerekmektedir.
Proje Finansmanı Nedir?
-Eksik sermaye ihtiyacının, şirketin bilançolarını şişirmeden maksimum oranda giderilmesidir.
-Genellikle tek bir varlığın, gelir kaynağının ya da projenin finansmanıdır.
-Finansman karşılığında projenin gelirlerinin ya da varlığın teminatı söz konusudur.
-Sınırlı yada sıfır şirket desteği verilerek yapılmış, sözleşmelere bağlı ve piyasanın talebi olan basit yapıları içeren projelerdir.
Proje Finansmanının Yararları:
Finansman ve maliyet projenin gelecekteki nakit akımlarına göre değerlendirilir. Şirketlere birden fazla projeye yatırım yaparak riski dağıtma, bir anlamda risk yönetimi yapma imkanı verir. Ayrıca bilanço dışı hesap tutma, borçlanma ve vergi kolaylıkları sağladığı gibi hissedarların gelirlerinin artmasına da imkan tanır.
DIŞ TİCARET FİNANSMANI
İhracatın finansmanı-ihracatçının finansmanı, ihracatçının mal ve hizmetleri sevk etmeden önce veya sonra sevk ettikten sonra, gereksinim duyduğu fonların sağlanmasıdır.
İhracatçılar, siparişi aldıklarında üretimi gerçekleştirmek için veya vadeli mal sattıklarında mal bedeli ödeninceye kadar, finansmana ihtiyaç duyarlar. İhracatın finansmanı iki şekilde olur:
1.Sigorta Edilmesi: İhracatçının alacağını tahsil edememe riskine karşı alacağın sigortalanmasıdır. (Gayri-maddi finansman)
2.Kredi Verilmesi: Bu da nakdi finansmandır.
İTHALATIN FİNANSMANI
İthalatın finansmanını ikiye ayırmak mümkündür.
İthalat Finansmanı: İthalatçılara, malların mülkiyetini elde etmelerinden önce yapılan finansmandır.
İthalat Sonrası Finansman: İthalatçıların, malların mülkiyetini elde etmesinden sonraki finansman ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.
İthalatın finansmanında kullanılan kaynaklara kısaca bakarsak:
1. Vesaik Mukabili İthalat: İhracatçı tarafından, malların alıcının bulunduğu yere gidine kadar geçen süre için sağlanan kredidir.
2. Akreditif Kredisi: İthalatçı tarafından, peşin ödeme yerine mallar gümrüğe ulaştığında ödeme yapılması, ithalatçıya sağlanmış bir kredi sayılabilir.
3. Banka Kabulü: Satıcı tarafından, ibraz edilen poliçenin, ithalatçının bankası tarafından kabul edilmesiyle gerçekleşir.
İŞLETME SERMAYESİ
Üretim yapabilmek için hammaddelere, kesintisiz bir satış için stoklara, günlük giderleri karşılayabilmek için nakit değerlere ve müşterileri finanse etmek için alacaklara kaynak ayırmak gerekmektedir. İşletmelerde bu tür kısa vadeli yatırımlara işletme sermayesi denilmektedir. Diğer bir ifade ile, üretime yalnızca bir defa katılıp, üretim sırasında tükenerek veya şekil değiştirerek, mamul durumuna gelen ve satılması ile işletmeye geri dönen varlıklar olarak adlandırılabilir.
BORÇ YAPILANDIRMASI
Türkiye’deki sorun, piyasa ekonomisinin tüm kurallarıyla işler hale getirilememesi sorunudur. Piyasa ekonomilerinde bireysel ve toplumsal amaçların çakışabilmesinin üç temel şartı, fiyatların tüm fayda ve maliyetlere yansıtılması, ikincisi rekabetin kusursuz olması, üçüncüsü de rekabette başarısız olan teşebbüslerin piyasadan çekilmesinin de tabii bir netice olarak kabul edilmesidir.
Liberal ortamda ekonominin genel dengelerinde ortaya çıkan problemleri ortadan kaldırmak amacıyla yapılmak zorunda kalınan devlet müdahalesi tarafsız ve makro sayılabilecek değişkenlerle sınırlı olmalıdır.
Türkiye’de reel sektörde yaşanan sıkıntılar finans sektöründeki problemlerin yanısıra, esas itibariyle talep daralmasından kaynaklanmaktadır. Zor durumda olan şirketleri kurtararak talep daralmasını çözmek mümkün değildir. Böyle bir kurtarma operasyonunda ekonominin canlandırılması amaçlanmakta olsa da, etkisi sınırlı ve geçici olmaktan öteye gidemez.
İşte bu aşamada, MMI Group olarak bizler reel sektörün gerek mali piyasalara, gerekse de piyasalara olan borçlarını çeşitli yöntemlerle yeniden yapılandırarak onların tüm finansal yüklerini ortadan kaldırıyor ve asıl işleri olan üretime odaklanmalarını sağlıyoruz.
YATIRIM MALLARI FİNANSMANI
ALACAK FİNANSMANI (FORTFAİTİNG)
Forfaiting’de vade 3 aydan başlayarak 10 yıla kadar uzamakta olup, süresi; ihracat-ithalat konusu ürüne, ihracat yapılan veya ithalatı yapan ülkeye ve dünya ekonomilerine göre belirlenir.
Forfaiting, özellikle mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme planına göre tahsil edilebilecek olan alacakların bir banka ya da bu alanda uzmanlaşmış bir finansman kurumu tarafından satın alınması olarak tanımlanabilmektedir.
Forfaiting işleminde genelde ithalatçının borcu karşılığında ihracatçıya verdiği emre yazılı senet ve poliçeler kullanılmakta, işlem gerçekleştikten sonra ihracatçının hiçbir yükümlülüğü kalmamaktadır.
Forfaiting, dış satımdan doğan orta ve uzun süreli alacakların nakde dönüştürülmesi olarak tanımlanabilir. Özellikle mal ve hizmet ihracından oluşan ve belirlenmiş bir ödeme planına bağlı olarak tahsilatı yapılabilecek olan alacakların bir banka veya bu alanda uzmanlaşmış bir finansman kuruluşu tarafından satın alınması olarak da tanımlanabilir. Geniş bir tanımlama yapılacak olursa forfaiting; mal ve hizmet dışsatımından kaynaklanan orta ve uzun vadeli belgeli alacakların sabit bir faiz oranı ile rücu edilemez biçimde nakde çevrilmesini sağlayan bir dış satım finansman tekniği olarak ifade edilebilir.